Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Yapılan Değişiklikler


              13.09.2018 tarihinde ‘Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar’ yayımlanmış ve bu karar ile Türkiye’de yerleşik kişilerin Bakanlıkça belirlenen haller dışında kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet, eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştıramayacakları belirtilmiştir; 13.09.2018 öncesi döviz üzerinden kararlaştırılmış bedellerin ise Türk parasına uyarlanması gerekmektedir. 6 Ekim ve 16 Kasım 2018 tarihlerinde yayımlanan tebliğlerde ise dövizle işlem yapma yasağının istisnaları ve tarafların anlaşamadığı hallerde uyarlamanın nasıl yapılacağı düzenlenmiştir.


              16.11.2018 tarihli tebliğ uyarınca;

  1. Kira Sözleşmeleri Bakımından
    • İstisnalar
      • Taşıt kiralama sözleşmeleri dışında diğer taşınır kiralarının döviz üzerinden akdedilmesi mümkündür.
      • Türkiye’deki yerleşik kişiler yurt içindeki konut ve çatılı işyeri kiralarını döviz üzerinden akdedemez, ancak sözleşmenin taraflarından birisi Türkiye’de yerleşik değilse ya da Türk vatandaşı değilse sözleşme istisna kapsamında olacaktır ve döviz üzerinden akdedilebilecektir.
      • Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinin işletilmesi amacıyla kiralanmasıyla ilgili gayrimenkul kiralama sözleşmeleri döviz üzerinden yapılabilir.
      • Gümrüksüz satış mağazalarının kiralanmasına ilişkin gayrimenkul kiralama sözleşmeleri de döviz üzerinden akdedilebilecektir.
      • Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin kiracı olarak taraf olduğu gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.
    • Uyarlama

13.09.2018 öncesi döviz üzerinden kurulmuş sözleşmelerin uyarlanması gerekmektedir. Tebliğde taşıt kiralama sözleşmeleri ve dolaşıma girmiş bulunan kıymetli evrakların uyarlamadan muaf oldukları, döviz üzerinden geçerli olacakları düzenlenmiştir.

  • Uyarlama Yöntemi
    • Taraflar anlaşarak bedeli Türk lirası üzerinden kararlaştırabilir.
    • Taraflar konut ve çatılı işyeri kiralarının uyarlanmasında mutabakata varamazlar ise;
      • 01.2018 tarihinde belirlenen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak o günkü Türk parası cinsinden karşılığı her ay TÜFE aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle artırılarak uyarlamanın yapılacağı güne kadar hesap yapılır. Ulaşılan bedel tarafların içerisinde bulunduğu kira yılı bitene kadar uygulanacaktır.
      • İkinci kira yılı için ise uyarlamanın yapıldığı tarihten yeni kira yılına kadar aylık TÜFE değişim oranı uygulanarak artırılacak Türk lirası üzerinden bedel belirlenecektir.
      • Bir sonraki kira yılında ise önceki kira yılında geçerli bedelin TÜFE uygulanarak artırılması suretiyle belirleme yapılır. Bu bedel ilk uyarlama tarihinden 2 yıl sonraki tarihe kadar geçerli bedeldir. Tebliğde sonraki dönem için bedelin nasıl olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
  1. Satış Sözleşmeleri Bakımından
    • Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.
    • Türk vatandaşı olmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin veya dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin alıcı olarak taraf olduğu gayrimenkul satış sözleşmeleri istisna tutulmuştur.
    • Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmeleri de istisnadır.
    • Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri de istisna kapsamındadır.
    • 09.2018 öncesi akdedilen yolcu taşıma amaçlı ticari taşıt satış sözleşmeleri istisnadır.
    • Öğreti sınırlı ayni haklara ilişkin bir düzenleme yapılmadığı için istisna kapsamında olduğu ve bu nedenle döviz üzerinden yapılabileceğini kabul etmektedir.
    • Eklenti ve bütünleyici parça ise aslın kaderine tabi olduğu için yasak kapsamındadır.
  2. Eser Sözleşmeleri Bakımından
    • Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.
  3. Finansal Kiralama Sözleşmeleri Bakımından
    • İstisnalar
      • 4490 Sayılı TUGSK’da ve 491 Sayılı KHK’da tanımlanan gemiler finansal kiralama sözleşmeleri bakımından tebliğin kapsamı dışındadır, bedel ve diğer ödeme yükümlülükleri döviz üzerinden kararlaştırılabilecektir.
      • 32 sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılacak finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin bedellerin de döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.
      • 09.2018 öncesi akdedilmiş menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal kiralama sözleşmeleri de kapsam dışıdır, uyarlama yapılmayacaktır.
  1. İş Sözleşmeleri Bakımından
    • Genel Olarak
      • Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri iş sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve diğer ödeme yükümlülüklerini 13.09.2018 itibariyle döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır. Daha önce akdedilen iş sözleşmelerinin ise uyarlanması gerekmektedir. Tarafların uyarlamada mutabık kalmaması halinde döviz ve dövize endeksli iş sözleşmeleri 2.1.2018 tarihindeki TCMB satış efektif kuruna TÜFE uygulanmak suretiyle Türk lirasına uyarlanacaktır. Rekabet yasağı kapsamında kararlaştırılan bedel de bu yasak kapsamındadır.
      • Tebliğde açık bir düzenleme olmamakla birlikte öğretide işçinin yurtdışına gönderilmesi halinde işçiye verilecek harcırahın yasak kapsamında olmaması gerektiği savunulmaktadır. Sosyal amaçlı ödemeler ise yasak kapsamındadır.
      • 09.2018 tarihinde Karar nedeniyle sözleşmelerini 30 gün içerisinde Türk lirasına çeviren ve sonrasında yayımlanan tebliğler ile istisna kapsamına alınan iş sözleşmeleri kendiliğinden eski hale dönmeyeceklerdir, dövize dönüş için tarafların mutabakatı gerekecektir.
      • Taraflardan birinin istisna kapsamında olduğu hallerde o tarafın Türk lirasına dönülmesini istemesi halinde sözleşme Türk lirasına uyarlanacaktır.
    • İstisnalar
      • Yurt dışında ifa edilebilecek iş sözleşmeleri
      • Taraflardan birisinin Türkiye’de yerleşik olmadığı iş sözleşmeleri
      • Gemi adalarının iş sözleşmeleri
      • Taraflardan birisinin Türk vatandaşı olmadığı iş sözleşmeleri
      • Kamu kurum kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri
      • Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın taraf olduğu iş sözleşmeleri
      • Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren veya hizmet alan olarak taraf olduğu iş sözleşmeleri
  1. Yasağa Aykırılığın Yaptırımı
    • Yasağa aykırı olarak akdedilen sözleşmeler geçersizlik olmayacaktır.
    • İdari para cezası öngörülmüştür.
    • Sözleşmenin yasak kapsamında mı yoksa istisna kapsamında mı olduğu hususunda tereddüt olması halinde, öğretide ağırlıklı olarak yasak kapsamının dar yorumlanması gerektiği ve bu nedenle istisna olduğunu kabulü gerektiği savunulmaktadır.